Ailemize katılacağın günü, öyle çok istedim ve bekledim ki, birlikte geçirebileceğimiz günlerle ilgili bir çok hayallerim vardı. Annemiz sana hamile olduğunu söylediğinde, dünyalar benim olmuştu. Seninle evcilik oynayacak, tokalarımı, odamı paylaşacak ve sana masallar okuyacaktım.

İyi bir abla olmak için elimden geleni yapmaya hazırdım. Bir an önce doğmanı bekliyordum.

Birgün sabahın ilk ışıkları ile doğduğunu öğrendim. Babamız seni görmem için beni hastaneye getirmişti. O anı hiç unutamıyorum. Herkes bana benzediğini söylüyordu, bu harika bir duyguydu. Seni görür görmez ilk söylediğim şey,’benim kardeşim oldu, oleyyyy…’

Çok mutluydum, babamızla birlikte ismine çok önceden karar vermiştik. Ben Güneş, babam da Aslı olsun demiş.

Aslı Güneşim…

Bir an önce, ‘abla..’ demeni istiyordum. Annemiz, ‘zamanı gelecek’ diyordu.

Canım kardeşim O zaman hiç gelmedi..Ben hep bekledim, ama sen benimle hiç konuşmadın, benimle hiç oynamak istemedin..Oysa ben ne hayaller kurmuştum…

Annemiz senin hasta olduğunu anlattığı gün, çok üzülmüştüm. Güzel yüzüne bakamıyordum. Dualarım kabul oldu sanırken neyi eksik söyledim diye hep kendimi suçladım.Çünkü kardeşim olsun çok istemiştim.

Canım kardeşim, Rett sendromunu öğrendikçe içimdeki buruk sevinç acıya dönüştü. Bu hastalık hayallerimi, kardeşimi benden aldı. Hatta ailemi.

İçimdeki umudu ilk yıllar hiç kaybetmemiştim bir mucize dilemiştim, senin gelişin gibi bir başka dileğim vardı artık. İyileşmen…

Yıllar geçti Güneşim. Artık ben büyüyorum, sen büyüyorsun. Umudum tükeniyor. Yerini bugünün değerini öğrenmek aldı. Her nöbetinden sonra hala nefes almana dua eder durumdayım.

Canım kardeşim, bulutların arkasında ışığını yaymaya çalışan Güneşimsin, seni asla yalnız bırakmayacağım, sende beni bırakma olur mu?..Annemin dediği gibi,’SESSİZ MELEĞİM’…Seni çok seviyorum…

Tuğçe Erdoğdu