Oturup kendine acıyan insanlar gördüm. Bir de İçinde bulunduğu durumun  vahameti ne olursa olsun direnenleri, kendine acımayı seçmeyip çareler üretenleri gördüm..Bence kişinin yaşama sevinci  ve gücü, sabrın ödülü… Sabrın sonu meçhulken bile bu süreçte çektiği sıkıntıları; yaşama bağlanarak,  kendi durumundan  daha kötü durumdakileri düşünerek ve  onlar için yardım yolları arayarak kendini vakfeden  insanlar tanıdım.Böylesi  insanlar hepimiz için hem  değerlidir, hem de her biri ayrı ayrı bir değerdir..Unutmamak gerekir ki sağlıklı her insan da bir engelli adayıdır…
İşte bunlardan biri Yeşim Erdoğdu arkadaşım. Yeşimin 8 yaşında dünyalar güzeli melek bakışlı fakat maalesef nörolojik bir rahatsızlık olan Rett Sendromuyla doğmuş bir kızı var. Daha doğrusu Yeşimin üç çocuğundan ortanca olanı Aslı Güneş . Büyük kızı Tuğçe 13 yaşında, Oğlu Kaan ise 7 yaşında..Rett Sendrom’lu meleğimiz Aslı Güneş haricinde diğer ikisi sağlıklı.. üç çocuk annesi Yeşim de kaderine boyun eğmeyip savaşmayı hatta bir tek kendi için değil, kendi durumundaki herkes için mücadeleyi seçenlerden..Azmi ile nice küskün ,pes etmiş insana ve hasta yakınlarına  örnek bir birey , bir anne..
Yeşim çok eskiden tanıdığım biriydi ve uzun yıllar çok yakın oturmuş olmamıza rağmen bir araya gelip konuşamamıştık bile. Kızının rahatsızlığından haberdardım ve bu beni öylesine üzüyordu ki değil hasta olan Aslı Güneş görmek , Yeşimin bile yüzüne bakarken  ağlarım, utanırım diye ya da Onu da daha fazla üzmemek adına ya  konuşmayı kısa kesiyor ya da kısa bir selamlaşmayla uzaklaşıyordum.Yıllar sonra   bir gün bir mesaj aldım. Beni facebook da Kızı Aslı Güneş  için kurduğu bir manevi destek grubuna davet ediyor, hatta bana ‘yardımcı olabilir misin’ diye soruyordu  Yeşim arkadaşım. Sayfaya girdim ve Aslı Güneş in resmini gördüm ne kadar sağlıklı ve güzel görünüyordu. Ama sayfayı okuyup inceledikçe Rett Sendromunun ne olduğunu  Aslı Güneşi  ne denli  ve nasıl etkilediğini gördüm. Fotoğraflar an’ ı yakalamıştı yine…
O an kalbimde hiç hissetmediğim bir acı duydum; Çünkü Aslı nın gözlerine hiç bu kadar uzun süre bakmamıştım. Vicdanımı sorguladım, bir an sonra başımıza ne geleceğini bilemediğimiz bu hayatta sevgiyle elde edilebilecek çok şey olduğuna inanarak elimden ne gelirse yapacağıma söz verdim kendi kendime. Benim iki çocuğum var sağlıklı doğdukları için şanslı olduklarını düşündüğüm.
Aslı nın gözlerinde gördüğüm o masumiyet beni o kadar sarmaladı ki o günden bu yana  kendi çocuklarıma bakarken Onun gözlerini görüyorum ve şükrediyorum sağlıklarına. Aslı ve onun gibi nice masum meleğin sağlıklarına kavuşmaları için tüm kalbimle ve gönlümle dua ediyorum.
Aradan geçen aylar boyunca bu eski arkadaşlık, yeni dostluk bana çok şey öğretti.  Birincisi engelin  üzülerek ağlayarak aşılamayacağını; ikincisi bir engelli çocuk ya da yetişkinin ihtiyaçlarının neler olduğunu; üçüncüsü birlikten doğan kuvvetle insanlarda ne kadar büyük bir etki ve en önemlisi farkındalık yaratılabileceğini..
Şimdi  ise biliyorum ki her çocuk özeldir ama bazı çocuklar daha özeldir ve özel ilgiye ihtiyaç duyarlar..
Buradan yola çıkarak 6 arkadaş biraya gelip duyurabildiğimiz kadar sesimizi duyurmayı ,o sessiz meleklerin sesi olmayı  amaç edindik. Rett Sendrom’lu Meleğimiz Aslı Güneş’ in annesi  Yeşim Erdoğdu,  yanı sıra c.p.’li (cerebral palsi ) Deniz kızımızın anne ve babası Yakut-Levent Benal, c.p.’li Ekin oğlumuzun anne ve babası Hürses-Halime Ceylan,yine c.p.’li  minik Ahmet oğlumuzun babası Ufuk Şimşek. bir araya gelerek  hep birlikte tek ses, tek yürek  çok haklı belki de en haklı bir amaç uğruna gerekli her kapıyı çalarak mücadele veriyoruz.
Yaşadığımız yerin parklarını özel çocuklarımızın da faydalanabileceği araçlarla da donatmak, toplu taşıma araçlarında bir engellinin rahatlıkla inip binebileceği oturabileceği ya da tutunabileceği gereçlerin bulunmasını sağlamak, yollarda ve kaldırımlarda, kamu kurum ve kuruluşlarında okullarda apartmanlar da kısacası kullanıma açık her yerde bireyin engelinin Ona engel olmaması için gerekli ne düzenleme yapılması gerekiyorsa ( rampa ,tutunma barı vb. gibi..) bunun için yetkili mercileri harekete geçirmek farkına varmalarını sağlamak hedeflerimizden bir kaçı. Biz şimdi bunun mücadelesini veriyoruz ve hep birlikte vermeliyiz de…
Unutmamalıyız ki insan hakları ‘engel’ gözetmez. Her birey eşit hakka sahiptir. Salt sağlıklı bireyler için düzenlenmiş bir yaşam alanı düşünülemez. İnsana verilen hak yaş, din, dil, ırk, cinsiyet,inanç ya da her türlü engel gözetmeksizin verilmiştir.Engelli birey de, en başta yaşam ve özgürlük olmak üzere sağlık, eğitim, yiyecek, barınma ve toplumsal hizmetler de içinde olmak üzere sağlığına ve esenliğine uygun bir yaşam düzeyine kavuşma; yasanın koruyuculuğundan eşit olarak yararlanma hakkına sahiptir.Yaşadığımız ve kullandığımız her ortak mekanda en az sağlıklı bireyler kadar engelli bireylerin de rahat hareket edebilecekleri düzenlemeler muhakkak ki yapılmalı,konuyla ilgili olarak en yakın çevremizden başlayarak ulaşabildiğimiz herkesi ve her kesimi bilgilendirmeli, bu konudaki duyarlılığı artırmalıyız. Engelliye, elinde olmadan oluşan engelini yüzüne vurarak değil,önündeki engelleri kaldırarak yardımcı olabiliriz.. Duyarlı ve adil bir toplum gelecekte çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras olacaktır
Güney SÜRMELİ